Kayıt dışı ekonominin ele alındığı panelde konuşan ETSO ve ETB Başkanları çağrısı yaptı:“Vergide adalet sağlanmalı”
Vergi Haftası etkinlikleri kapsamında “Kayıt dışı ekonomi” konulu panel düzenlendi
ETSO Başkanı Yücelik:“ Ekonomik düzende yer alan pastadan adil dağıtım yapılmasına ve paylaşılmasına ihtiyacımız var. Paylaştıkça yaşam koşulları iyileşir, hayat standardımız yükselir. Dolayısıyla artan kazanç vergi ödeme gücümüzü de artırır. Adil gelir dağılımı, kazanç, huzur, vergilerin tahsilatını kolaylaştırır ki; vatandaş- devlet arasındaki bu döngü doğal seyriyle devam eder”
ETB Başkanı Hınıslıoğlu:“Vergi de adaletin sağlanması için öncelikle kayıt dışı ekonominin azaltılması lazım. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele çalışmaları uzun vadeli ve sürekli olmalıdır. Sosyal devlet olmanın bir gereği de toplum içerisinde zayıf olan tabakaları himaye edici önlemler almaktan geçer.
25.2.2010
ALBAYRAK
Erzurum’da Vergi Haftası etkinlikleri “Kayıt Dışı Ekonomi” konulu panel düzenlendi.
Vergi Dairesi Başkanlığı, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Ticaret Borsası, Ticaret ve Sanayi Odası, Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası’nın ortaklaşa düzenlediği panel Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda yapıldı.
Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ertan Şafak Çomaklı, Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir İdaresi Grup Müdürü Fatih Dağlı, Vergi Denetmeni Ömer Gezer, ETSO Başkanı Lütfü Yücelik, Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Zeki Akal ve Ticaret Borsası Başkanı Hakkı Hınıslıoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı panel ilgi gördü.
Panelin açılış bölümünde konuşan Vergi Dairesi Başkanı Yunus Poyraz, Vergilerin sadece kamu giderlerinin finansman kaynağı değil, aynı zamanda ekonomik büyümeyi teşvik eden, istihdamı geliştiren, haksız rekabeti önleyen, bölgelerarası gelişmişlik düzeyini dengeleyen önemli bir araç olduğunu söyledi. Poyraz, Vergi Haftası kutlamaları ile ilk ve ortaöğretim çağındaki öğrencilerde vergi bilincinin oluşmasına katkı sağlamak ve toplumda zaten var olan vergi bilincini daha üst seviyelere taşımayı amaçladıklarını kaydetti.
Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Suphi Orhan ise vergi reformu yapılması gerektiğini belirterek, kayıt dışı ekonomi konusunda en önemli eksiğin eğitim olduğunu belirtti. Bütün mükelleflerin bu konuda eğitimden geçirilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Orhan, vergi haftası dolayısıyla yapılan bu tür etkinliklerin yıl geneline yayılması gerektiğini kaydetti.
ETSO Başkanı Yücelik, kayıtdışı ekonomiyi anlattı
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Lütfü Yücelik, bölgede sürdürülebilir bir ekonomik gelişme için ekip çalışmalarına, emek - bilgi işbirliklerine, sermaye birlikteliklerine, kurumsallaşmaya da ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Vergi Dairesi Başkanlığı’nca düzenlenen “Kayıtdışı Ekonomi” panelde konuşan ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, “Bugünlerde 21. Vergi Haftası’nı kutluyoruz. Bu manada hem mutlu, hem de üzgünüz. Mutluyuz çünkü; her geçen gün gelişen büyüyen ticaret hacmi, geliri ve ürettiği katma değeri artan, genç nüfusa sahip bir ülkemiz var. Üzgünüz çünkü; her gün büyüyen iş hacminden ilimiz olarak gerekli payı alamıyoruz. İlimizin ticaret hacmini ve istihdamını artıramıyoruz ve bunun tabii sonucu olarak da her geçen gün daha fazla kan kaybediyoruz. Sıralamalarda sürekli alt sıralara kayıyoruz. Tabiatıyla; vergi tahakkuk ve tahsilatında da ilimiz gittikçe gerilere gidiyor. Zira kazanamıyoruz. Kazandığımızdan devletimize ödememiz gereken payı veremiyoruz. Devletimize olan bu borç her geçen gün artıyor. Bu da bizi daha fazla sıkılgan yapıyor. Zaten az olan müteşebbisimizin şevkini kırıyor” dedi.
PAYLAŞTIKÇA YAŞAM KOŞULLARI İYİLEŞİR, HAYAT STANDARDIMIZ YÜKSELİR.
“İnsanımızı en iyi şekilde eğitebilirsiniz, ona en iyi teknik şartları sunabilirsiniz, ama ona itimat, güvence sağlamak bizim işimiz olamaz. Yaşanması zor olan bu coğrafyada daha güvenilir şartları sağlamak devletimizin görevidir” diyen ETSO Başkanı Yücelik,
“Bunu sağlayacak devletimizin güçlü olması gerekir ki bu da güçlü ekonomik, mali bir yapı gerektirir. Ekonomik düzende yer alan pastadan adil dağıtım yapılmasına ve paylaşılmasına ihtiyacımız var. Paylaştıkça yaşam koşulları iyileşir, hayat standardımız yükselir. Dolayısıyla artan kazanç vergi ödeme gücümüzü de artırır. Adil gelir dağılımı, kazanç, huzur, vergilerin tahsilatını kolaylaştırır ki; vatandaş- devlet arasındaki bu döngü doğal seyriyle devam eder” diye konuştu.
KAYITDIŞILIK EKONOMİNİN GELİŞMESİNİ SEKTEYE UĞRATACAK EN BÜYÜK DÜŞMANDIR
Bölgede sürdürülebilir bir ekonomik gelişme için ekip çalışmalarına, emek - bilgi işbirliklerine, sermaye birlikteliklerine, kurumsallaşmaya ihtiyaç duyulduğunu anlatan Yücelik, daha sonra şunları kaydetti; “Kurumsal yapılar kayıtdışılığın en büyük düşmanıdır. Kayıtdışılık da ekonominin gelişmesini sekteye uğratacak en büyük düşmandır. Büyük oranda kayda geçmeyen ekonominin eksikliklerini de ancak deneme yanılma yoluyla kestirebiliriz. Gelişmelerin hızla yaşandığı ve uygulandığı çağımızda karanlıkta el yordamıyla geleceği ne kadar planlayabiliriz. Nihayetinde, geri kalmışlık yaşanıyor ve biz de bu süreçten geçiyoruz. İşte bu nedenle kurumsallaşmak, ekip ruhuyla, ortaklık kültürüyle, disiplinle çalışmak bu karanlığın yerini aydınlığa, geleceği parlak, ekonomisi şeffaf ve güçlü mali yapıya dönüştürecektir. Bütün bunların yanında eklemek istediğimiz bir gerçek var ki o da şu ; Hala gelir vergisi yüzde 15’ten başlayan oranlarda vergilendirilirken bölgemizdeki kurumlar, yüzde 20 artı yüzde 12 yani toplam yüzde 32 oranında vergilendirilmektedir. Kurumsallaşmayı teşvik edici, kalıcı olarak en azından geri kalmış bölgeler de bu oranın gelir vergisi oranlarının altına çekilmesi ve bölgemizdeki şirketlerin en yüksek değil, en düşük sınıftan vergilendirilmesi sağlanmalıdır. Yücelik, ekonomik krize rağmen VEDOP-3 uygulamasının başlamasıyla E- Tahsilat ve E- Haciz yoluyla unutulmuş veya yanlış işlenmemiş bir beyanname pulu bedelinden bile tüccarımızın, işadamımızın tapu ve banka varlıklarına haciz işlemi uygulanmaktadır. Sembolik borçlarından dolayı yeni işe başlama veya kamu nezdindeki itibarları zedelenmektedir. En fazla alacağı olan SGK bile bu tutarı asgari ücretin yıllık tutarı ile sınırlamıştır. Temennimiz odur ki; E- Tahsilat ve E-Haciz belirli bir haddin üzerindeki borçlar için örneğin SGK‘daki gibi uygulansın.”
ETB Başkanı Hınıslıoğlu:“Vergi de adaletin sağlanması için öncelikle kayıt dışı ekonominin azaltılması lazım.”
Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakkı Hınıslıoğlu, vergilemede adaletin sağlanabilmesinin farklı vergi düzeyindeki vergi mükelleflerinin farklı vergi ödemeleri ile gerçekleşeceğini belirterek, “Gelir düzeyi yüksek olan bir mükellef ,düşük gelirli bir mükellefe göre daha fazla vergi ödemelidir. Ancak vergi teşvik araçlarından yararlanan bir çok mükellef, kendilerinden daha az gelir elde eden mükelleflere göre daha az vergi öderler. Örneğin hazine bonosu ve devlet tahviline yatırım yapan bankalar ve aracı kurumlar, bu tür menkul kıymet gelirlerinin vergisiz olması nedeni ile çalışanlara göre çok daha az oranda vergi ödemektedirler. Bu da vergi adaletine ters düşmektedir” şeklinde konuştu.
“VERGİ SOSYAL DEVLET OLMANIN BİR GEREĞİDİR”
Hınıslıoğlu, sosyal devlet olmanın bir gereğinin de toplum içerisinde zayıf olan tabakaları himaye edici önlemler almaktan geçtiğini vurgulayarak, bu bağlamda verginin sosyal amacının gider politikası önlemleriyle yeterli düzeyde gerçekleştirilemeyen gelir ve servetin ekonomik yönden güçsüz olanların lehine, politik olarak istenilen düzeyde dağıtılmasını sağlamaktan geçtiğinin altını çizdi.
“ VERGİ DE ADALETİ İÇİN KAYIT DIŞI EKONOMİNİN AZALTILMASI LAZIM”
ETB Başkanı Hınıslıoğlu, kayıt dışı işlemlerin azalmadığı sürece ekonominin güçlü olamayacağını, vergi de adaletin sağlanmasının tamamıyla kayıt dışı ekonominin azaltılmasıyla sağlanacağını belirterek “Kayıt dışı ile mücadele çalışmaları uzun vadeye yayarak ve sürekli olarak yapmalıyız. Kaynağı izah edilemeyen harcama ve tasarruflar vergilendirmeliyiz. Kayıtlı işçi çalıştıran işyerlerini teşvik etmeliyiz “ diye konuştu.
“ EŞİTLİK İLKESİ ADALET İLKESİNİN TAMAMLAYICISIDIR”
Hınıslıoğlu, eşitlik ilkesinin yer almadığı bir vergi sisteminde vergi adaletinden söz edilemeyeceğini dile getirerek, “Bir ülkede demokrasinin ve adaletin sağlanmasında devletin üzerine düşeni yapabilmesi için doğal olarak ülke toprakları üzerinde yaşayanlardan belli kıstaslara göre vergi toplamak zorundadır. Demokrasinin gelişmiş olduğu ülkelere bakıldığın da ise devlete karşı ilk demokratik hareketin vergi ile ilgili olduğu ve tarihteki ilk demokrasi belgesi olan 1215 tarihli Magna Carta İngiliz Kralı ile İngiliz toplumu arasında haraçların ve vergilerin belli bir düzene bağlanması sağlanmıştır. Tarihteki devlet ve toplum çatışmalarının, anayasal ve yasal düzenlemelerin temelini iktisadi durum ve vergi oluşturmaktadır. Keza diğer Avrupa Ülkeleri ile ABD, Anayasa’larında, vergi ile ilgili düzenlemeler önemli yer tutmaktadır. Çünkü Demokrasinin en önemli unsuru vergidir.Gelişmiş demokrasilerde vergi kaçırmanın cezası da büyüktür. En önemlisi toplum gözünde utanç verici ve onursuz bir suçtur. Bu nedenle devlet kayıt dışı ekonomi ile mücadele etmekte ve vergi sistemi kurulurken, mümkün olduğunca halk kitleleri arasında adaletli davranılmaktadır.Gelişmiş toplumlarda herkes güçlü ve kalıcı bir devletin ve sağlam bir demokrasinin ancak istikrarlı ve adaletli bir vergi sistemi ile olabileceğinin bilincindedir” ifadelerini kullandı.