1969-1972 yılları arasında Erzurum’da eğitim ve öğretim veren TED Erzurum Koleji, öğretmen ve öğrencileri 41 yıl sonra Erzurum’da buluştu.
Cem BAKIRCI
ALBAYRAK
23.05.2011
1969-1972 yılları arasında Erzurum’da eğitim ve öğretim veren TED Erzurum Koleji, öğretmen ve öğrencileri 41 yıl sonra Erzurum’da buluştu.
1969 Erzurum Nene Hatun Öğretmen Lisesi’nden mezunu İstanbul Üsküdar Milli Eğitim Şube Müdürü görevinden 2 ay önce emekli olan iki çocuk annesi Nursel Erender Aldabak , 41 yıl sonra öğrencileri ile buluşmanın mutluluğunu yaşadı.
ERZURUM’DA TÜRK EĞİTİM KOLEJİ OKULU
Gez Mahallesi semtindeki Gaziahmet Muhtarpaşa Ortaokulu (GAMPO) arkasında harebe binanın 1969-1972 yılları arasında Türk Eğitim Koleji’nde öğretmenlik yaptığını açıklayan ve İstanbul Üsküdar Milli Eğitim Şube Müdürlüğü’nden yeni emekli olan Erzurumlu Nadide Erdener’in kızı olan iki çocuk annesi Nursel Erender Aldabak, (61) sosyal paylaşım sitesi Facebook’tan “Türk Eğitim Derneği (TED) Erzurum Kolejinde okudunuz mu, eğer okuduysanız siz benim ilk öğrencim ben de sizin ilk öğretmeninizim. Sizlerle birlikte olmak beni çok mutlu edecektir.’mesajı ile 41 yıl önce üç yıl süreyle öğrenim verdiği öğrencilerine kavuşmanın heyecanını yaşadı.
“41 YIL SONRA ÇOK MUTLUYUM AMA, BURUKUM”
Öğrencileri ile birlikte Erzurum’da olmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade eden emekli Şube Müdürü Aldabak,” Yıl 1969 Eylül 18’i çocuklarımla bu okulda mesleğe merhaba dedim. Bu gördükleriniz benim 41 yıl önceki öğrencilerim, 1972 yılına kadar üç yıl onların sınıf öğretmenliğini yaptım. Burası Türk eğitim Koleji idi Erzurum’da açılan ilk özel okuldu bu binayı Türk eğitim Derneği kiralamıştı. Burada ilk ve ortaöğretim kısmı açılmıştı. 1972 Aralık ayına kadar bu çocuklarımı okuttum. Ailevi nedenlerle dolayı İstanbul’a tayin oldum. Hiçbir öğrencimden haber alamıyordum. Nerelerdeler, ne yaparlar, bilmiyordum ama, onların sevgisi benim yüreğimde 41 yıl yaşadı. Teknolojiyi kullanarak öğrencilerimi buldum.
Paylaşım paylaşım sitesi facebook’tan, iz takip ettim. Ama onlar üçüncü sınıfta iken hangisinin hangi meslekte olabileceğine bile kanaat getirmiştim. Şimdi Erzurum’da öğrencilerim Gürbüz Bingöl, İclal Şahin, Uğur Hakan Günemre, Filiz Akın Baysal, Arzu Karacebe Dinçbaş, Ender İspir, Yeşim Bayramoğlu, Berrin Avşar Afcan, Serdar Altın, ben bu öğrencilerimin babalarının isimlerini sayarım. İçlerinde doktor olanlar, mimar olanlar, işletme bitirip ticaretle uğraşanlar var ama akademisyen olanlar saymasak benim mesleğimden hiç biri yok..Yalnız buraya tabiî ki hepsi gelemediler.
Ben iki ay önce emekli oldum. Çocuklarıma merhaba demek için bugün ‘Erzurum’a getirdiler’ Tam 41 yıl 8 ay öğretmenlik ve yöneticilik yaptım. Ve ben bu öğrencilerimin 41 yıl yazılı kâğıtlarını dahi sakladım, fotoğraflarını sakladım. Bizim sınıfın en yaramazımızı ise Serdar Altın, en sakin çocuğum ise şu anda spor yazarı Yusuf Kobal’dır. Erzurum benim ana memleketim, Ben Nene Hatun Öğretmen Lisesi mezunuyum. Ben duygularımın minnettarlığını beni yetiştiren öğretmenlerime borçluyum. Ben bu çocuklarımı 41 yıl sonra arayıp bulduysam öğretmenlik erdemine erdiysem beni yetiştiren öğretmenlerim sayesinde oldu. “ diye konuştu.
‘SAYIN VALİM LÜTFEN TARİHİ BİNAYA SAHİP ÇIKALIM’
Binanın harabe dönmesine ve sahipsiz olarak çöplük yığınağına döndüğüne tanık olan emekli Şube Müdürü Nursel Erender Aldabak, Vali Sebahattin Öztürk’den yardım istedi.
Öğretmen Aldabak, şunları söyledi: “Bu tarihi binanın önüne başka bir binanın yapılmasına üzüldüm. Milli Eğitim Müdürlüğü, burada bir dönem eğitim yapılan bu tarihi binayı görmemesi beni çok çok üzdü. Bu harabe görünümünden kurtarmamız gerekiyor. Görünmeyecek bir bina değil tarihi taşıyor. Burası öğretmenlerin yararlanabileceği bir araştırma merkezi olabilir. Burada bir tarih var içimin burkulmasını bırakın şu an ağlayabilirim. Erzurum Valisi Sayın Öztürk’ten ilgi bekliyorum. Bu okula lütfen birlikte el atalım. Ve biz burada harikalar yaşatmışız. Ben çok mutluyum. Onlarla birlikte emekliliğe merhaba diyorum. Bütün çocuklarımı buldum iki çocuğu rahmetle anıyorum. Birini trafik, birisini akciğer kanseri rahatsızlığında kaybettim. Eşlerde bir bire ile kaynaştı. Bu duygu anlatılmaz. İşlerini bırakarak benim için Erzurum’a geldiler.”
“SEVGİSİ, ŞEFKATLİ VE GÜLEN YÜZLÜ ÖĞRETMENİMİZ”
Öğretmen Nursel Erender Aldabak’ı 41 yıl sonra görmekten ve hatırlamaktan dolayı büyük sevinç yaşadıklarını ifade eden ve İstanbul’da çeşitli meslek gruplarında çalışan öğrencileri Gürbüz Bingöl, İclal Şahin, Uğur Hakan Günemre, Filiz Akın Baysal, Arzu Karacebe Dinçbaş, Ender İspir, Yeşim Bayramoğlu, Berrin Avşar Afcan, Serdar Altın ise, “ Hakkını ödeyemeyiz. Bize başöğretmenlik yaptı. Sevgisi, şefkati, gülen yüzü ve disiplini unutulmaz bir eğitimci olan değerli hocamız ile bir arada olmanın mutluluğunu yaşadık. Anılarımızı tazeledik. Hasret giderdik. Mazideki o güzel günleri bir kez daha yaşadık” dediler.