Tedavi gördüğü hastanede Cuma akşamı hayatını kaybeden Türkü Paşa Raci Alkır, hafta sonu Lala Paşa Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrasında Asri Mezarlık’ta dualar ve gözyaşları arasında toprağa verildi.
ALBAYRAK
19.12.2011
Tatyan Baba, 'Türkü Paşa' olarak tanınan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden TRT Erzurum Radyosu Türk Halk Müziği Sanatçılarından Raci Alkır, son yolculuğuna uğurlandı.
Böbreklerindeki rahatsızlıktan dolayı tedavi gördüğü Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Cuma akşamı hayata gözlerini yuman 78 yaşındaki sanatçı Raci Alkır, Cumartesi günü Lalapaşa Camii'nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Asri Mezarlık'ta toprağa verildi.
LALAPAŞA AVLUSU TAŞTI
Geçtiğimiz Cuma akşamı hayatını kaybeden 2 erkek, 3 kız babası Alkır için tarihi Lalapaşa Camii'nde cenaze namazı kılındı. İmam Murat Özbey'in kıldırdığı cenaze namazına Vali Sebahattin Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti'li Ahmet Küçükler, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer Yaylalı, İl Emniyet Müdürü Halit Turgut Yıldız, Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Fahrettin Korkmaz, Ak Parti eski Milletvekili Mustafa Ilıcalı, MHP eski Milletvekili Mücahit Himoğlu, Aziziye Belediye Başkanı Fatih Cengiz, Palandöken Belediye Başkanı Orhan Bulutlar, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Lütfü Yücelik, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Feridun Fazıl Özsoy, bürokratlar, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcileri, TRT çalışanları ve Erzurumlular katıldı.
Erzurum'un çok değerli bir evladını yitirdiğini belirten imam Özbey, cenaze namazına katılanlardan 'Türkü Paşa'dan; haklarını helal etmelerini istedi. Namaz sonrası omuzlara alınan Raci Alkır'ın cenazesi, Asri Mezarlıkta dualar ve gözyaşları arasında toprağa verildi.
TERZİ İDİ TATYAN USTASI OLDU
Davudi sesiyle 'Tatyan Baba' ve 'Türkü Paşası' olarak anılan Raci Alkır, terzilik mesleğine veda ederek müzik yaşamına 1955 yılında Erzurum Halk Oyunları Halk Türküleri Derneği'nde başladı. 1960'da TRT Erzurum Radyosu Türk Halk Müziği korosuna giren Alkır, 'Dün gece yar hanesinde yastığım bir taş idi', 'Seyreyle güzel', 'Kadem bastı', 'Tutam yar elinden', 'Güzeller bezenmiş', 'Can bula cananını', 'Hani yaylam' türküleriyle tanınıyordu. 80'e yakın eser derleyerek Türk halk müziğine kazandıran Raci Alkır, Aspendos'ta dinleyicilerine verdiği mikrofonsuz konserle adını Türkiye'ye duyurdu. TRT'den emekli olduktan sonra Alkır, 19 Aralık 2010'da Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi'nde 60. sanat yılını kutladı.
‘RACİ ALKIR İSMİ YAŞAYACAK’
Alkır’ın ismini yaşatacaklarını belirten eski Milletvekili Mustafa Ilıcalı, “Raci amca bizi kırmadı, İstabul’â 2011 yılının Şubat ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı’nca düzenlediğimiz saygı gecesini katıldı. Tekerlekli sandalyesi ile gelerek gurbetteki hemşerilerine gönül birliği kazandırdığı türkülerini bizimle paylaştı. Büyük bir sanatçıydı, yeri doldurulamaz. Hemşerileri olarak Türkü Paşamızın ismini yaşatacağız’ dedi.
VAHİT ALKIR BABASINI ANLATTI
Ne yazsam nerden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Bu “Mutluluğu tarif et” derler ya, edemezsin konuşamasın nutkun tutulur düğümlenir bir şey içinde ve daha birçok şey. Evet bu yazımda Erzurumlu kaynak kişilerden Raci Alkır’dan yani babamdan bahsedecektim. Ama olmadı yazamadım, beklide kendimi eksik saydım. Ama bir şey söyleyeyim, her platformda dediğim gibi oğlu olmaktan gurur duyduğum babamı çok seviyorum. Bende babamın hayatını ve eserlerini kitap haline getiren sevgili kardeşim dostum Doç. Dr. Cengiz Şengül’ün kaleminden aktaracağım.
Raci Alkır, 1933 yılında Erzurum’un Yukarı Hasan-i Basri Mahallesi (Gâvurboğan Mah.) Kemal Bey Sokak No:2 de dünyaya gelmiştir. Babasının ismi Şefik, annesinin ismi Şadiye’dir. Erzurumlu Hacı Mehmet Bey’in oğlu olan Şefik Bey, devamlı kırmızı kuşak taktığı için ‘Alkuyruk’ lakabıyla anılırdı. Eşi Şadiye Hanım ile Ardahan’da askerlik görevini yaptığı dönemde tanışmış ve kaçırarak Erzurum’a gelin olarak getirmiştir. Bu evlilikten Sebiha, Semiha, Raci ve Recai isimli dört çocuk dünyaya gelmiştir.
Alkır’ın babası Şefik Bey, o yıllarda Tebrizkapı’da bulunan Mısır Oteli’ni işletmiş, daha sonra dedesi Erzurumlu Hacı Mehmet Bey’inde mesleği olan canlı hayvan ticareti ile uğraşmıştır. Ayrıca, Demokrat Parti’nin Erzurum İl Merkezi kurucularındandır. Partide bir süre encümen üyeliği yaptıktan sonra muhtarlık seçimlerini kazanarak Hasan Basri Mahallesi Muhtarlığını yürütmüştür. Şefik Bey 1957 yılında, Şadiye Hanım ise 1978 yılında vefat etmiştir.
Raci Alkır, Erzurum Palandöken İlkokulu’nda okumuştur. Tayin ve atamalar nedeniyle; Halit Hoca, Hilmi Hoca, Tevfik Hoca ve Leman Hoca, Alkır’ın sınıf öğretmenliğini yapmışlardır. O yıllarda okul müdürü ise Derviş Bey’dir. İlkokuldan sonra babasının, Alkır’ı terzilik mesleğine yönlendirmesi ve sonraki yıllarda müzik aşkının ağır basması nedeniyle öğrenimine devam edememiştir.
Bu şehirde, yılların getirdiği türkü çeşmesinden içen nice üstatlar yetişmiştir. Bu türkü ustaları bir yandan nağmeleri ile türküleri dünyaya yaymış, bir yandan farklı kültürlerden beslenerek yeni kalıplarla kendilerine has şekiller vermiştir türkülere. Nice çıraklar, ustalarından aldıklarını yeni çıraklarına aktarmış ve böylece bu zenginlik artarak devam etmiştir. Günümüzde bu türkü ustalarından birisi de Raci Alkır’dır.
Raci Alkır, Erzurum’un yetiştirdiği önemli bir Türk Halk Müziği Ses Sanatçısıdır. O’nun sanat serüvenini özetleyen dört köşe taşı vardır. Onlardan birisi, küçük yaşlarda babası ile katıldığı Nakşibendî Tarikatı’nın dergâh toplantılarıdır. Bu toplantılarda Erzurumlu gazelhanların icra ettiği ezgiler kendisinin yetişmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Bir diğeri de, Erzurum Halk Evi’ndeki faaliyetleridir. Erzurum Halk Evi’nde, Faruk Kaleli yönetimindeki halk müziği korosu, onun sanatını icra imkânı bulduğu ve yetiştiği önemli bir merkezdir.
Halk Evlerinin kapanması neticesinde Alkır’ın sanat hayatında üçüncü perde açılır. Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Derneği bünyesinde kurulan Ahmet Hulusi Seven yönetimindeki halk müziği korosunda yıllarca sanatını icra eden Alkır’ın son ve en profesyonel durağı TRT Erzurum Radyosu olmuştur.
Erzurum Halk Evi’nde Faruk Kaleli yönetimindeki halk müziği korosu, Erzurum Halk Oyunları ve Halk Türküleri Derneği bünyesinde kurulan Ahmet Hulusi Seven yönetimindeki halk müziği korosu ve çocuk yaşlarda babası ile katıldığı Nakşibendî Tarikatı’nda Erzurumlu gazelhanların icra ettiği ezgiler kendisinin yetişmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Ahmet Hulusi Seven yönetimindeki derneğin halk müziği topluluğunun 1961 yılında “Doğudan Sesler Korosu” ile TRT Erzurum Radyosu’nda yayına başlaması ve Raci Alkır’ın kendine has ses rengi ile söylediği türküler, dikkatleri üzerine çekmiştir. Alkır, 1971 yılında TRT Erzurum Radyosu Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı ünvanını almış ve 1981 yılında emekli olmuştur. Ancak, emekli olması, O’nu, gerek sanatını icrasından gerekse halk müziğine hizmetinden alıkoymamış, tersine pek çok başarılı çalışmaya bu dönemde de devam etmiştir.
Raci Alkır, önemli bir türkü icracısıdır. Türk halkının ve halk müziği sevenlerin gönlünde kendine has üslubuyla türküleri seslendirişi O’na: “Erzurum’un Paşası”, “Türkülerin Paşası”, “Tatyan Usta”, “Türkü Paşa” ve “Paşa” gibi lakapların verilmesine sebep olmuştur.
Alkır’ın, Türk Halk Müziğine katkıları elbette yalnızca icrasıyla sınırlı değildir. O’nun kaynak kişi ve derleyici yönüyle Türk Halk Müziğine kazandırdığı 23’ü TRT repertuvarına girmiş 46 eseri bulunmaktadır.
Raci Alkır’ın sesinden insanların duyup sevdiği ve kendisini üne kavuşturan türkülerin başında “Tatyan” ismi verilen türküler gelmektedir. Alkır’ı, “Tatyan Ustası” olarak anmak, bu işle uğraşanların gelenek haline getirdikleri bir durumdur. Bilimsel olarak “Tatyan” denilen türküler, gerek kelimenin etimolojisi gerekse türküler içerisindeki tasnifi bakımından açıklığa kavuşturulamamışsa da, Erzurum’da Raci Alkır’la “Tatyan” tabiri bir türkü formu olarak şöhret bulmuş, kimi şehirlerde de bu formda türkülere rastlanmaktadır.