1990’lı yıllardan itibaren Atatürk Üniversitesi’nde organ nakil merkeziyle ilgili çalışmaları yürüten Prof.Dr. Kamil Yalçın Polat:
“HAYALİMİN UFKU GERÇEK OLDU…”
Eğer Doğuda bir organ nakli merkezi olması gerekiyorsa bu Atatürk Üniversitesi’nde yapılmalı, olmalıydı….
Biz 24 saat, 36 saat uyumadan 3 organı peş peşe nakil yapabiliriz
Bizim ekibimiz öyle bir hale geldi ki, artık her şeyi en ince noktasına kadar biliyorlar.
Benim olmam, ya da olmamam önemli değil…
Geçen hafta 2 günde 6 nakil yaptık, bu bir rekordur.
Aday olmak bile çok büyük bir şeref. Bu benim için çok büyük bir onur, çok büyük şeref. Kim aday gösterdi, nasıl gösterdi kendilerine teşekkür ediyorum.
Rektörümüz Prof.Dr. Hikmet Koçak’tan, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof.Dr.Sabri Selçuk Atamanlap ‘tan çok büyük destek gördük.
SUNUŞ
Organ nakli, en basit tanımıyla, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemi olarak nitelendiriliyor.
Organ nakli, günümüzde birçok kronik organ hastalıklarında uygulanan rutin, geçerli ve ileri bir tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor. Canlı kişilerden organ alınması, organ veren kişinin yaşamını riske sokmayacak çift organların birini almak ile mümkün. Kadavradan organ alınması için ise vericinin beyin ölümü olmuş ve organlarının kullanılabilir olması için gerekli yasal izinin alınmış olmasıyla gerçekleşiyor.
Kadavradan organ alınması ülkemizde transplantasyonun önündeki en önemli engel olarak nitelendiriliyor. Avrupa ülkelerinde organ vericilerinin yüzde 80’i kadavra, yüzde 20’si canlı kaynaklı iken, Türkiye'de tam tersine organ vericilerinin yüzde 75‘i canlı, yüzde 25’si kadavra kaynaklı. Son yıllardaki yapılan organizasyonlar ile ülkemizde kadavra verici bulma oranı azda olsa artmış.
Organ naklinin gerçekleşmesi için gereken organ bağışı, bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesiyle olabiliyor.
Organ bekleyen hastaların sayısının her geçen gün arttığı ülkemizde toplumun organ nakli konusunda bilinçlenmesini sağlamak için bir takım çalışmalar yapılması gerekiyor. Türk Nefroloji Derneği verilerine göre onbinlerce insan organ bekliyor.
Biz de bu önemli konuyu Doğu Anadolu bölgesine hizmet veren Atatürk Üniversitesi Organ Nakli Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof.Dr.Kamil Yalçın Polat ile konuştuk. Polat, merkezin kuruluş aşamasından günümüze kadar olan süreçte çalışmaları ve hedeflerini anlattı.
Feridun Fazıl ÖZSOY
ALBAYRAK
4.3.2010
Organ nakli Doğu’da bir ilk… Türkiye’de ilk değil ama bölgemizde yüksek performansı olan, aynı zamanda da bölgemize çok büyük hizmeti olan bir merkez. Öncelikle bu merkezin kuruluşundan söz etmek gerek diye düşünüyorum. Organ Nakli Merkezi ne zaman faaliyete geçti ve geçen sürede hangi mesafeyi kat etti…
Atatürk Üniversitesi’nde organ nakli merkezi ile ilgili çalışmalar 1990’lı yıllarda başladı. Benim yardımcı doçent ve doçent olduğum dönemde böyle bir fikir oluştu, kafamızda. Olur mu? olmaz mı. Tabi o zamanki yönetim o zamanki düşünce, bu işin burada olmayacağı yönünde, olumsuz bir hava vardı. Bu da şundan kaynaklanıyordu. Organ naklini yapmak, merkez haline gelebilmek de aslında zor…
Altyapısını çok güçlü tutmanız ve çok büyük emek vermeniz gerekiyor.
Ama ben ufukta bir parıltı görmüştüm. Bu işin burada olabileceğine inanmıştım.
Yani önce zihninizde böyle bir merkezin kurulabileceğine ilişkin düşünce oluşmuştu…
Evet. benim hayalimin ufkuna girmişti.
Yani o görüntüyü ben alıyordum ve inanıyordum. Çok şükür bunu yapabileceğimi de düşünüyordum.
Evet…
Tabi bu bir süreç. Altyapıyı hazırlamanız gerekiyor, bir takım eğitimler almak gerekiyor. Bin de şunu iyi düşünmemiz gerekiyor. Bu iş burada fizibıl mı değil mi?. Bu iş hakketen burada olmalı mı? olmamalı mı ? Her yönden bakıldığında bu merkez burada olmalı. Çünkü Atatürk Üniversitesi bu bölgenin gerçekten çok önemli ve en eski kurumu. Yani köklü bir kurumu . Eğer doğuda bir organ nakli merkezi olması gerekiyorsa bu Atatürk Üniversitesi’nde yapılmalı, olmalı.
Tıp fakültesi 1963’te kurulma sürecine girmiş, rahmetli İhsan Doğramacı kuruluş çalışmalarında bulunmuş…
Tabiî ki, Üniversitemiz gibi köklü bir kuruma böyle bir müessese gerekli. Biz bunun çalışmalarına başladık.
Uzun bir süreçti.
Tek başımıza yola çıktık.
Biraz öyle oldu.
Yola çıkmadan önce, düşündüğünüz manada organ nakil merkezleri Türkiye’de nerelerde vardı?...
O yıllarda sadece İstanbul, Ankara ve İzmir’de organ nakli merkezleri vardı.
Biz belki çok daha erken başlayabilirdik. Önemli olan bir defa yapıp bırakmak değildi. Sistemi oturmaktı önemli olan…
Burada kalıcı eser bırakmaktı.
Ben, 1990’da böbrek nakli yapabilirdim, ama öylece kalırdı . Önemli olan altını iyi doldurmaktı, yoksa gerisi gelmezdi.
Peki bu güne kadar bu merkezin altı doldurulabildi mi?
Doldu tabi.
Bir günde 3 nakil yapan merkez sayısı az. Türkiye’de 1-2 merkez çıkar-çıkmaz.
Bu performansa dayanacak ekip zor, altyapı da zor .
Biz burada bir şeyi vurgulamak istedik.
Biz 24 saat, 36 saat uyumadan 3 organı peş peşe nakil yapabiliriz.
Böyle bir kapasitemiz var.
Türkiye’de organ naklini yapacak ekip sayısı ne kadar?
Türkiye’de karaciğer için 10 merkez ekip var, böbrek için daha fazla:15-20 civarında.
Ekiplerin başındaki Hoca sayısı sınırlı mı ?..
Eleman sayısı az. 10 yıl önce hiç yoktu. Şimdi daha iyiyiz.
Bizim merkezimiz ne durumda, hoca sayısı yeterli mi?
Bizim merkezde yetişmiş eleman açısından şu anda yeterliyiz, sıkıntımız yok.
Benim bütün amacı şu… Daha doğrusu hedeflerimden birisi şuydu
Biz burada organ nakli yapacağız, karaciğer ve böbrek nakli yapmalıyız, bunu yapıyoruz. Bundan sonraki hedefim Bu merkez bana bağımlı mı olacak ? Olmayacak mı?
Ben olmadan da nakil yapabilecek mi .Çok şükür, bu ekip bunu yapacak düzeyde. Öyle bir hale geldiler ki, artık her şeyi en ince noktasına kadar biliyorlar.
Bu anlamda Türkiye ve diğer merkezlerdeki ekiplerle bilimsel alış-veriş yapılıyor mu ?
Bizim merkezin çok önemli bir özelliliği de, belki bu
Türkiye’de hiçbir merkezde yok.
Amerika ve Japonya ile bilimsel alışveriş konusunda direkt bağlantı kuruyoruz.
Teknik anlamda da iletişim var değil mi ?..
Elbette…
Bilimsel alışverişi çok rahat yapabiliyorlar.Amerika’da çalıştığım merkez 24 saat hizmet istediğimizi verebiliyor.
Avrupa hakeza…Anında internet üzerinden özellikle doku grubu bakan arkadaşlar, Avrupa ile bağlantı kuruluyor. Enfeksiyoncuma, Pataloga, diğer ekip arkadaşlarıma yardımcı oluyorlar. Bizim merkezimizin en önemli özelliklerinden birisi bu.
Nakil konusunda önünüze bir hedef mutlaka koymuşsunuzdur. Hedefiniz ne ?
Bundan sonraki hedefim, buranın daha büyük bir merkez olması.
Geçen sene 35 nakil yapmışız.
Yılda 100 nakil yapmamız lazım.
Çünkü ulaşmamız gereken çok hastamız var.
Hocam özellikle geçtiğimiz haftadan bahsetmek istiyorum.
Organ nakli konusunda geçtiğimiz hafta bir rekor mu kırıldı ??
Geçen hafta 2 günde 6 nakil yaptık, bu bir rekordur.
Bu belki Türkiye için önemli bir sayı.
Günde 1-2 yaparsınız…. Biz ,4 böbrek 2’si karaciğer nakli gerçekleştirdik…
Bu çok önemli.
Türkiye’de sürekli , organ bağışı için çağrılar yapılıyor. Organ bağışı konusunda ne durumdayız.?
Organ bağışında yetersiziz.
Bu dünyanın problemi.
Çok yetersiziz. Bu dünyanın problemi aslında.
Dünyanın şu anda uğraştığı organ bulamamak. Bütün bilim ve teknoloji bunun üzerinde çalışıyor.
Nasıl olur da bir organ havuzunu yeterli hale getirebiliriz. Bizim kat etmemiz gereken çok yol var. Organ bağışı Avrupa ve Amerika’da az ama, bizde çok az. İnsanımızın duyarlı olması gerekiyor.
Doğu Anadolu insanının fedakar hayırsever, olduğunu biliyorum bundan daha büyük bir hayır yok.
Burada organ nakli gerçekleştirilen hastaların birer-ikişer ay ömürleri kalmıştı. Şimdi önlerinde koca bir hayat var.
Bu çok önemli bir hayır.
Tabii organın alınması kadar zamanında yerine ulaştırılması da çok önemli… Bizim altyapımız buna yeterli mi… Örneğin, Türkiye’nin doğusunda ya da herhangi bir yerinde organ bağışı yapan kişinin organı hemen nakilin yapılacağı merkeze anında ulaştıracak sisteme sahip miyiz.?
Alabiliyoruz. Samsun’dan aldık birini, birini Ordu’dan aldık.
Evet…
Ordu’dan aldığımız 3 organ 1 karaciğer 2 böbrek, organlar arkadaşlarımız tarafından 5-6 saatte getirildi. 1 karaciğer 1 böbrek Samsun’dan alındı.
Hastalarımıza 24 saatte taktık
Karadeniz bölgesi insanı organ bağışı konusunda Doğu Anadolu’dan daha duyarlı. Doğu Anadolu’nun insanının da bir şekilde bu işe sıcak bakmasını bekliyorum.
Çünkü ulaşılacak insan sayısı çok.
Az önce mesajı verdiniz, ‘ben olmasam da bu merkez yürüyecek’ diye… Bundan sonraki hedefiniz ne ?
Yani kişiye bağlı değil onu söylemek istedim.
Hedefimiz buranın daha da oturması, daha büyük merkez haline gelmesi, daha büyük merkez derken çok daha sayı yapmamız lazım.
Ulaşılacak insan sayısı çok.
Geçen sene 35 tane nakil yapmışız, bu yeterli değil, bizim yıllık 100 nakil yapmamız lazım.
Geçtiğimiz ay içerisinde Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak tarafından TBMM’ye Onur Ödülü Üstün Hizmet Ödülü verilmesi için aday gösterildiniz. Geçtiğimiz yıllarda bu ödülü Erzurum’dan 1 kişi aldı, Mithat Turgutcan aldı. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı. Çok sevindik, gurur duyduk onurlandık. Sizin gibi Erzurum’dan bir bilim adamın böyle bir ödülü alması, bizi onurlandıracak. Şu anda değerlendirme safhasında…Bu konuda düşüncelerinizi alabilir miyiz?
ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜNE ADAY GÖSTERİLMEK BENİM İÇİN ONURDUR…
Aday olmak bile çok büyük bir şeref. Bu benim için çok büyük bir onur, çok büyük şeref. Kim aday gösterdi, nasıl gösterdi kendilerine teşekkür ediyorum.
Bu ödül sade benim değil, bu ödül Atatürk Üniversitesi’nin, bu ödül Tıp Fakültesi’nin, bu ödül organ nakli merkezinin çalışanlarının olacak. Bir kişinin değil, hepsinin ödülü.
TBMM’NİN ÖDÜLÜ ÜNİVERSİTEMİZE VERİLMİŞ BİR ONURDUR…
Rektörümüz Prof.Dr. Hikmet Koçak’tan, Tıp Fakültesi Dekanımız Prof.Dr.Sabri Selçuk Atamanlap ‘tan çok büyük destek gördük. Yani bu işler sadece ameliyat yapmak, sadece yürümek değil, yöneticilerin de bize yol açması lazım. Bürokratik engellerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Geçen aylar içerisinde organ nakil merkezimize bir araç tahsis edildi, organlar bu araçla alınıyor artık. Kendileri konuya çok sıcak.Rektörümüz , ilk yıllarda bizlerle beraber ameliyatlara giriyordu. Çok teşekkür ediyorum. Dekanımız hakeza, başhekimimiz bize kol kanat geriyor.
Hocam, ALBAYRAK okuyucularına mesajınız nedir
Bundan sonraki beklentim, organ yetmezliğinden hastalar ölmesin.
Bakın böylesine iyi bir imkan var, çaresi var.
Karaciğeri bitmiş bir insanın başka çaresi yok. Dünyanın neresine giderse gitsin çaresi yok.
Biz sözün bittiği yerdeyiz. Ölen insanımız organları toprağa oluyor.
Organ bağışının dinen mahsuru yok. Diyanet İşleri Başkanlığı açıkladı Hocalarımızın bu konuda fikirleri var.
Organ bağışı yapalım.
Organ bağışı yapanları onurlandıralım.
Bu çok çok önemli.
Teşekkür ederim…
Ben çok teşekkür ederim…