Albayrak Gazetesi       ERZURUM
 
E-Mail :
Şifre:
 
Şifremi Unuttum
Üye Olmak İstiyorum
Hangi Belediye Başkanının çalışmalarından memnunsunuz?

Ahmet Küçükler-Büyükşehir
Orhan Bulutlar-Palandöken
Ali Korkut-Yakutiye
Fatih Cengiz-Aziziye
Hepsi
Hiçbiri



Sonuçlar
Diğer Anketler

Toplam Oy : 7942

atauniv, ermeni mezalimi

.: YAZARLARIMIZ :. İrfan Gürkan ÇELEBİ
BERABER YÜRÜDÜK gurkancelebi@gmail.com

 

Yazı hayatım boyunca iki tane veda yazısı yazdım.
 
İkisi de elimde patladı!
 
Üstelik ikisini de aynı gazetede yazdım...
 
İkisini de sadece yazı işleri okudu...
 
Hatta birincisini sadece Mehmet Şener okudu.
 
İkincisini kimlerle beraber okuyup müstehzi bir gülüş fırlatarak çöp kutusuna basket atışı yaptılar bilemeyeceğim.
 
İlki bir vefa yazısının veda yazısı maskesine bürünmüş haliydi.
 
Gazetesini kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya kalmış bir dostun acısını içinde hisseden bir adamın, sen nerdeysen ben koşulsuz oradayım demesinin yazıya dökülmüş haliydi yani...
 
İkincisi on yılını o gazeteye vermiş bir yazı emekçisinin, yazdığı gazetenin yazı işleri tarafından hırpalanmasına cevap vermek istemesine konulan engeldi... Nereden baksanız ayıp!
 
Yukarıda okuduklarınız birazdan okuyacaklarınızı yazmayı hak edecek kadar tanıdık bir kalemden çıktığının anlaşılması için yazıldı.
 
Gelelim esas meseleye...
 
Bundan on bir yıl önce üç sıkı dost, yanlış yönetildiğine inandıkları bir meslek örgütünü gerçekten işe yarar hale getirmek için uzun, zor ve sıkıcı bir yola çıkmaya karar verdiler.
Feridun Fazıl Özsoy, Mehmet Şener ve bendeniz...
 
Birlikte yürünecek temiz bir yolumuz vardı.
Yola çıktık. Zor olduğunu, yıpratıcı olduğunu, fedakarlıktan başka bir nihayetinin bulunmadığını bile bile...
 
Başka arkadaşlar da katıldı kervana... Yürüye yürüye onca yılı tükettik.
 
Geldiğimiz nokta üç arkadaşın birbirlerine verdikleri sözlerden yüzlerinin kızarması gerektiği bir nokta olmadı.
 
Birisinin utançtan diğer ikisinin olsa olsa hüzünden yüzlerinin kızardığı bir dönemece denk düştü.
 
Mehmet Şener'e gerekçelerine kendimi de ikna edemediğin bir sevgi beslerim.
 
Nedensiz, kördüğüm gibi bir şey!
 
Yapılan yanlışların derin kuyulara gömüldüğü, gerçeklerle yüzleşmenin imkansız olduğu kuralsız bir sevgidir bu!
Bir yere kadar değil hem de...
 
Feridun Fazıl Özsoy, ne bana ne de Mehmet Şener'e benzemez.
O bu beraberliğin acılarına talip olan tarafında durur.
 
Ortalıktaki kirliliğe aldananlar çok şaşırabilirler ama Feridun Hoca bu birlikteliğin fedakarlık tarafını temsil eder.
 
Biz, gerekli gereksiz öfkelendiğimizde, O; kalender bir duruşun adamı olarak susar.
 
Biz, karşımıza çıkan rakiplerimize en ağır dersleri vermeyi planladığımızda, O; biz sakinleşinceye kadar meselelerin ipini bize bile hissettirmeden elinin arkasında saklar.
 
Mehmet Şener'de bilir bu üçlünün acıları göğüsleyen adamı Feridun Fazıl Özsoy'dur.
 
Öfkeyle tüyleri diken diken olan tarafını ise önce ben sonra Mehmet Şener oluşturur.
 
Bu dostluğun derinlerinde yaşananları oturup yazacağımı rüyamda görsem inanmazdım.
 
Ama Mehmet Şener'in Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olmak için, Feridun Fazıl Özsoy'un karşısında mücadele vereceğini rüyamda bile göreceğime inanmazdım.
 
Her seçim döneminden önce Mehmet Şener'e Başkan olmasının teklif edildiğini, hatta ısrar edildiğini kulaklarımla duymamış olsam, belki yine bir gerekçe bulur Şener'i haklı çıkarmanın yollarını arardım.
 
Bu teklif her yapıldığında nezaketle teşekkür edip işlerinin başından aştığını Yönetim Kurulu'nda da çalışmak istemediğini bizzat Mehmet Şener'in ağzından duymasam, kuşkuya kapılmak için gerekçeler üretmeye çabalayabilirdim.
 
Her seçim öncesi kendisini yönetim listesinde olması gerektiğine ikna etmek görevi benim rutinim olmasa şüpheye düşebilirdim.
 
Üstelik Feridun Fazıl Özsoy'un Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti ile ilgili aldığı her kararı yönetim kurulu toplantıları dışında da bana ve özellikle Mehmet Şener'e bin kere sorduğunu bilmesem, kaptan köşkündeki adamın ipleri elinde tutarak Cemiyeti kötü yönetip, sıkıntıya soktuğuna inanabilirdim.
 
Mehmet Şener, böyle söylememeliydi! Çünkü bu asla doğru değil.
 
Feridun Hoca'yı başarısızlıkla suçlamak için bu üçlünün önce kendilerini başarısız ilan etmeleri gerekir.
 
Ben Cemiyet Yönetiminden ayrıldıktan sonra da Mehmet Şener'in Başkan'ın her meseleyi derinlemesine kendisine sormasından nasıl bir sıkıntı duyduğunu ve işlerini aksattığı için zorlanmasına rağmen, dostluğun gereği olarak özveriyle uzun telefon konuşmaları yaptığını çok iyi bilirim.
 
Biz yola çıkarken yolun uzun ve zor olduğunu...
 
Her fırsatta bizi yaralamak için çabaların olacağını...
 
Bu dostluğu kırmak için canla başla uğraşanların olacağını bilir ve gülerdik...
 
Bu defa kahkahalar dudaklarımızı üşüttü!
 
Feridun Fazıl Özsoy'la birlikte ilk seçimi kazandıktan sonraki en tuttuğumuz espirimiz, Başkanlığın en az yirmi yıl Hoca'da kalacağına dairdi.
 
Bu şaka yollu arzuyu üreten birinden, yolun yarısında "sıkıldım senden in artık aşağıya" dememesini beklemek, en azından bunca yılını paylaşmış biri olarak benim hakkım olmamalı mıdır?
 
Benim tanıdığım Mehmet Şener, uzlaşmayı bilirdi.
 
Dostları için dudaklarının dışına kadar gelen lafı yutmayı da bilirdi.
 
Dostları yüzünden sıkıntı çekmeyi başa kakılacak bir şey olarak görmeden kendisine yaraşır tavırlar sergilemeyi bu şehirden pek çoklarından iyi bilirdi.
 
Gazetesinde yazdığım yıllar boyunca pek çok kere bunu yaşamış biri olduğum için belki de bu kadar şaşkınım.
 
Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti'nde katıldığım en utanç verici seçim bu seçimdi.
 
Şimdiye kadar dağ gibi sırt sırta vermiş dostların ayrık otları tarafından bu hale düşürülmelerini izlemek hatta birinden taraf olmak cümlelere sığdırılacak kadar kolay birşey değil.
 
Bu bir veda yazısı değildir.
Mehmet Şener'in bunca yıldır bildiğim gibi davranması gerektiğini hatırlatmakla görevli olduğuna inanan bir arkadaşın yazısıdır.
 
Albayrak'ta yazdığım ilkyazı, şimdiye kadar yayınlatmayı bir türlü beceremediğim veda yazılarını anarak başladı... Kadere bakın.
 
Yine görüşürüz inşallah... İnandıklarımızı yazmak için...
 

 


İrfan Gürkan ÇELEBİ diğer yazıları
Yazarlar
Feridun Fazıl ÖZSOY Feridun Fazıl ÖZSOY
132 YILLIK HAYAL GERÇEK OLUYOR…
Melek SARI GÜVEN Melek SARI GÜVEN
BİR ASIRDAN DA FAZLA…
Rıdvan CANIM Rıdvan CANIM
HAZARIN MAVİ GÖZLÜ GÜZELİ BAKÜ...
İrfan Gürkan ÇELEBİ İrfan Gürkan ÇELEBİ
DARBELİ MATKAPLAR
En Çok Okunanlar
Bosna Caddesi Sınav İş Merkezi Kat:3 No:302 Erzurum      Tel : (0 442) 233 90 91      Fax : (0 442) 233 90 92
Web Tasarımı ORDEN Bilişim Copyright 2008 © All Reserved. V2.2